Uyuşturucu suçları nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, Adana’da da, uyuşturucu madde veya başka fiziksel delillerin yanında WhatsApp yazışmaları, cep telefonu incelemeleri, HTS kayıtları, GSM verileri ve baz istasyonu bilgileri de dosyanın önemli unsurları arasında yer alabilmektedir.

Ancak bir telefon kaydının veya WhatsApp mesajının dosyada bulunması, bunun otomatik olarak hukuka uygun ve mahkûmiyet için yeterli delil olduğu anlamına gelmez.

Ceza yargılamasında asıl önemli olan; dijital verinin nasıl elde edildiği, kime ait olduğu, değiştirilip değiştirilmediği, neyi ispatladığı ve diğer delillerle birlikte suçun işlendiğini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyup koymadığıdır.

Özellikle Adana’da uyuşturucu suçları nedeniyle hakkında soruşturma veya dava bulunan kişiler bakımından, dijital delillerin teknik ve hukuki açıdan ayrı ayrı incelenmesi savunmanın önemli bir parçası olabilir.

Ancak dijital bir verinin dosyada bulunması, tek başına o verinin hukuka uygun, güvenilir ve mahkûmiyet için yeterli delil olduğu anlamına gelmez. [1]

Bu nedenle Uyuşturucu ve ya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu, Uyuşturucu ve ya Uyarıcı Madde Kullanma Suçu ve Uyuşturucu ve ya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu davaları bakımından önemli olan yalnızca "telefonda ne bulunduğu" değildir. Aynı zamanda bu verinin nasıl elde edildiği, kime ait olduğu, teknik olarak doğrulanıp doğrulanmadığı ve diğer delillerle birlikte neyi ispatladığı da değerlendirilmelidir.

Bu makalede yukarıda bahsi geçen suçlarının maddi unsurları ayrıca ele alınmayacaktır. Bu konular hakkında büromuzun ilgili makalelerine başvurulabilir. Buradaki amaç, Adana’daki uyuşturucu soruşturması ve davalarında dijital delillerin hukuki değerini açıklamaktır.

Uyuşturucu Davalarında Dijital Deliller Neden Önemlidir?

Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda iletişim ve bağlantıların ortaya çıkarılması amacıyla farklı teknik veriler dosyaya getirilebilir.

Bunlar arasında özellikle;

  • WhatsApp Yazışmaları
  • SMS Ve Diğer Mesajlaşma Verileri
  • HTS Kayıtları
  • GSM Hat Bilgileri
  • IMEI Bilgileri
  • Baz İstasyonu Kayıtları
  • İnternet Bağlantı Ve IP Bilgileri
  • Cep Telefonu Üzerindeki Dijital İnceleme Verileri

yer alabilir.

Ancak bu delillerin ispat gücü aynı değildir.

Örneğin bir HTS kaydı iki telefon hattı arasında iletişim gerçekleştiğini gösterebilirken, görüşmenin içeriğini kendiliğinden ortaya koymaz. Baz istasyonu bilgisi ise telefonun belirli bir zamanda hangi hücresel şebeke alanından hizmet aldığını gösterebilir; ancak bunu her olayda kişinin GPS koordinatı olarak değerlendirmek doğru değildir.

Bu nedenle dijital delillerin hangi soruya cevap verdiği ile hangi soruya cevap vermediği birbirinden ayrılmalıdır.

Adana’da Uyuşturucu Soruşturmasında Dijital Deliller Nasıl Dosyaya Girer?

Bir uyuşturucu soruşturmasında dijital deliller farklı kaynaklardan elde edilebilir.

Örneğin dosyada;

  • WhatsApp Yazışmaları
  • SMS Ve Diğer Mesajlaşma Verileri[2]
  • HTS Kayıtları
  • GSM Hat Bilgileri
  • IMEI Bilgileri
  • Baz İstasyonu Kayıtları
  • İnternet Ve IP Bilgileri
  • Cep Telefonu Üzerinde Yapılan Dijital İnceleme
  • Bilgisayar, Tablet Veya Diğer Dijital Materyaller

bulunabilir.

Ancak bu delillerin tamamı aynı şeyi göstermez.

Örneğin HTS kaydı, belirli iki telefon hattı arasında iletişim gerçekleştiğine ilişkin teknik veri sağlayabilir. Buna karşılık, sırf HTS kaydından telefon görüşmesinde ne konuşulduğu anlaşılmaz.

Benzer şekilde baz istasyonu verisi, telefonun belirli bir zamanda hangi hücresel şebeke alanından hizmet aldığını göstermeye yarayabilir; ancak her durumda kişinin kesin GPS konumunu gösterdiği söylenemez.

Bu ayrım, özellikle Adana ceza avukatı tarafından dijital delillere ilişkin savunma hazırlanırken önem taşır.

WhatsApp Yazışmaları Uyuşturucu Davasında Delil Olur mu?

Hukuka uygun şekilde elde edilen ve kime ait olduğu güvenilir biçimde ortaya konulan WhatsApp yazışmaları ceza yargılamasında delil olarak değerlendirilebilir. [3]

Bununla birlikte WhatsApp mesajlarının dosyada bulunması tek başına mahkûmiyet sonucunu doğurmaz.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesine göre hâkim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır; yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispatı mümkündür.

Bu nedenle bir WhatsApp mesajı bakımından en az şu soruların sorulması gerekir:

  • Mesaj Hangi Cihazdan Gönderilmiştir?
  • Mesajın Gönderildiği Hesap Kimin Kullanımındadır?
  • Telefon Olay Tarihinde Kimin Fiilî Kullanımındadır?
  • Mesajların Bütünlüğü Korunmuş mudur?
  • Mesajların Elde Edilme Yöntemi Hukuka Uygun mudur?
  • Mesaj İçeriği Başka Delillerle Desteklenmekte midir?

Özellikle uyuşturucu dosyalarında bir mesajın içeriğinden hareketle suçun varlığı kabul edilecekse, mesajın bağlamı ve dosyadaki diğer maddi deliller de birlikte değerlendirilmelidir.

WhatsApp Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?

Her somut olay bakımından ayrı değerlendirme yapılması gerekir.

Bir kişinin telefon ekranının fotoğrafının çekilmesi ile dijital verinin teknik yöntemlerle elde edilmesi arasında delilin güvenilirliği bakımından fark bulunabilir.

Özellikle ekran görüntüsü bakımından;

  • Mesajın Tamamının Bulunup Bulunmadığı
  • Mesajın Öncesi Ve Sonrasının Görülüp Görülmediği
  • Telefonun Kime Ait Olduğu
  • Hesabı Kimin Kullandığı
  • Mesajların Değiştirilme İhtimali
  • Cihaz Üzerinde Adli Bilişim İncelemesi Yapılıp Yapılmadığı

değerlendirilmelidir.

Burada önemli olan, "ekran görüntüsü hiçbir zaman delil değildir" veya "ekran görüntüsü kesin delildir" şeklinde kategorik bir yaklaşım sergilememektir. Ceza yargılamasında delilin hukuki değeri, somut olayın koşulları ve diğer delillerle birlikte belirlenir.

Bu nedenle Adana’da bir uyuşturucu soruşturmasında WhatsApp ekran görüntüsünün bulunması halinde, yalnızca içeriğe değil, delilin kaynağına ve elde edilme yöntemine de bakılması gerekir.

Başkasının Telefonundaki WhatsApp Mesajları Sanık Aleyhine Kullanılabilir mi?

Bu sorunun cevabı doğrudan "evet" veya "hayır" şeklinde verilemez.

Özellikle başka bir soruşturma kapsamında ele geçirilen bir telefon içerisinde bulunan WhatsApp yazışmalarının sanık aleyhine kullanılması söz konusuysa, telefonun hangi hukuki işlem sonucunda ele geçirildiği ve dijital veriye nasıl ulaşıldığı önem kazanır.

Cep Telefonunun İncelenmesinde CMK 134 Neden Önemlidir?

5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin özel bir düzenleme içermektedir.

Mevcut düzenlemeye göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından kanunda öngörülen şartlarla arama, kopyalama ve çözümleme işlemlerine karar verilebilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Telefonun fiziksel olarak ele geçirilmesi ile telefon içerisindeki dijital verilerin incelenmesi aynı hukuki işlem değildir.

Somut dosyada;

  • Yakalama İşleminin Hukuka Uygunluğu
  • Arama Ve Elkoyma İşleminin Dayanağı
  • Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Karar
  • İncelemenin Kararın Kapsamını Aşıp Aşmadığı
  • Kopyalama Ve İnceleme Usulü
  • Dijital Verilerin Bütünlüğünün Korunması

ayrı ayrı incelenmelidir.

Bu nedenle bir uyuşturucu dosyasında "telefon bulundu" denilmesi, telefon içerisindeki bütün verilerin hiçbir sınırlama olmaksızın kullanılabileceği anlamına gelmez.

Hukuka Aykırı Elde Edilen WhatsApp Yazışması Hükme Esas Alınabilir mi?

Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri, delilin hukuka uygun elde edilmesidir.

CMK'nın 217/2. maddesi açıkça yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini düzenlemektedir. Ayrıca CMK'nın 230. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi; hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi ve dosyada bulunan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delillerin ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir.

Bu nedenle savunmada yalnızca;

"Bu WhatsApp mesajı bana ait değildir."

denilmesiyle yetinilmesi gerekmeyebilir.

Dosyanın niteliğine göre;

"Bu veri hangi işlem sonucunda elde edilmiştir?"

sorusu da sorulmalıdır.

WhatsApp Web Kullanılmışsa Mesajın Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?

WhatsApp hesabının bir bilgisayar veya başka bir cihaz üzerinden kullanılabilmesi, bazı dosyalarda mesajların aidiyeti bakımından teknik araştırma yapılmasını gerekli kılabilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.02.2025 tarihli, 2024/4261 E., 2025/929 K. sayılı kararı bu konuda dikkat çekicidir.

Bu karar uyuşturucu dosyasına ilişkin değildir. Çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin dosyada sanık müdafii, sanığın telefonunun kısa süreyle başkasının eline geçmesi ve WhatsApp Web üzerinden mesaj gönderilmesi ihtimalini ileri sürmüştür.

Yargıtay, mesajların kim tarafından gönderildiğinin belirlenmesi bakımından WhatsApp Web kullanılıp kullanılmadığının, erişim sağlanan cihazın, konum ve IP bilgilerinin araştırılması gerektiğini belirterek eksik araştırma nedeniyle bozma kararı vermiştir.

Bu karar uyuşturucu suçları bakımından doğrudan emsal değildir.

Ancak dijital mesajın aidiyetinin yalnızca hesabın veya telefonun kime ait olduğuna bakılarak otomatik biçimde belirlenemeyeceği yönünden önemli bir hukuki yaklaşım ortaya koymaktadır.

HTS Kayıtları Uyuşturucu Suçunu Kanıtlar mı?

HTS kayıtları uyuşturucu soruşturmalarında önemli bir araştırma aracı olabilir; ancak HTS kaydı ile telefon görüşmesinin içeriği birbirine karıştırılmamalıdır.

HTS verileri somut dosyanın niteliğine göre arayan ve aranan numaralar, tarih, saat, görüşme süresi, kullanılan cihaz ve baz istasyonu gibi teknik bilgileri içerebilir.

Ancak HTS kaydının kendisi, telefon görüşmesinde ne konuşulduğunu göstermez.

Bu nedenle;

"Sanık ile diğer kişi olay günü telefonda görüşmüş."

tespiti ile;

"Sanık ile diğer kişi uyuşturucu ticaretini telefonda konuşmuş."

tespiti aynı şey değildir.

İkinci sonuca ulaşılabilmesi için dosyada bunu ortaya koyan başka deliller bulunması gerekir.[4]

Yargıtay HTS Kayıtlarını Nasıl Değerlendiriyor?

Uyuşturucu suçları bakımından güncel Yargıtay uygulamasında HTS kayıtlarının eksiksiz şekilde incelenmesi ve gerektiğinde farklı hatların ve baz istasyonu verilerinin karşılaştırılması gerektiğine ilişkin kararlar bulunmaktadır.

Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18.03.2025 tarihli, 2019/5474 E., 2025/3082 K. sayılı kararında, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü eksik araştırma nedeniyle bozulmuştur.

Kararda, sanık ile diğer kişiler arasındaki iletişime ilişkin HTS kayıtları bulunmasına rağmen, olay günü ve saatindeki hatlara ait HTS ve baz istasyonu bilgilerinin temin edilmesi ve hatların baz bilgilerinin karşılaştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu kararın ortaya koyduğu önemli nokta şudur:

HTS kaydının dosyada bulunması, araştırmanın tamamlandığı anlamına gelmez.

Mahkeme, olayın aydınlatılması bakımından gerekli teknik karşılaştırmaları yaptırmalıdır.

Baz İstasyonu Kaydı Kişinin Kesin Konumunu Gösterir mi?

Hayır.

Baz istasyonu verisinin kişinin telefonunun belirli bir zamanda belirli bir hücresel şebeke alanından hizmet aldığını göstermesi ile kişinin kesin GPS koordinatının belirlenmesi aynı şey değildir.

Bu nedenle "telefon şu baz istasyonundan sinyal verdi, o hâlde kişi kesin olarak şu adresteydi" şeklindeki yaklaşım her olay bakımından teknik olarak doğru değildir.

Baz istasyonu verisinin değerlendirilmesinde;

  • Baz İstasyonunun Kapsama Alanı
  • Olay Yeri İle Baz İstasyonu Arasındaki Mesafe
  • Aynı Bölgede Bulunan Diğer Baz İstasyonları
  • Sinyalin Tarihi Ve Saati
  • Telefonun Ve GSM Hattının Kullanımı
  • Diğer Hatlarla Baz Verilerinin Karşılaştırılması
  • HTS Verileriyle Uyumluluk

gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla baz istasyonu kaydının ispat gücü, dosyadaki diğer delillerden bağımsız olarak değerlendirilmemelidir.

Baz İstasyonu Verisi Uyuşturucu Davasında Tek Başına Yeterli midir?

Somut olayın bütün özellikleri değerlendirilmeden "kesinlikle yeterlidir" veya "hiçbir zaman yeterli değildir" şeklinde bir kural koymak doğru değildir.

Ancak yalnızca bir telefonun belirli bir baz istasyonundan sinyal vermesinden hareketle uyuşturucu suçunun işlendiğinin kabul edilmesi, delilin neyi gösterdiği sorusunu gündeme getirir.

Yargıtay uygulamasında uyuşturucu dosyalarında baz istasyonu bilgilerinin, sanıkların ve diğer kişilerin telefon irtibatlarıyla birlikte değerlendirilmesine önem verilmektedir.

2025 tarihli Yargıtay 10. Ceza Dairesi kararında da farklı hatlara ilişkin HTS kayıtlarının alınması, baz bilgilerinin karşılaştırılması ve bu verilerin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla savunma bakımından önemli soru yalnızca:

"Sanığın telefonu hangi baz istasyonundan sinyal verdi?"

değil;

"Bu baz istasyonu verisi, somut olayın hangi maddi vakıasını ve ne ölçüde ispatlıyor?"

sorusudur.

IMEI ve GSM Hattının Kime Ait Olduğu Neden Önemlidir?

Bir GSM hattının belirli bir kişinin adına kayıtlı olması ile o hattın olay anında fiilen aynı kişi tarafından kullanıldığının kabul edilmesi her durumda aynı şey değildir.

Benzer şekilde bir telefon cihazının bir kişiye ait olması, cihazın belirli bir anda mutlaka o kişi tarafından kullanıldığını tek başına göstermeyebilir.

Bu nedenle gerektiğinde;

  • GSM Abonelik Bilgileri
  • IMEI Bilgileri
  • SIM Kart Bilgileri
  • Telefonun Fiilî Kullanımı
  • WhatsApp Hesabı
  • HTS Kayıtları
  • Baz İstasyonu Verileri
  • Mesajlaşma Verileri

birlikte değerlendirilmelidir.

Bu değerlendirme özellikle sanığın "hat benim adıma kayıtlı olmakla birlikte telefonu ben kullanmıyordum" veya "telefonuma başkası erişti" şeklindeki savunmalarında önem kazanabilir.

WhatsApp, HTS ve Baz İstasyonu Verileri Birlikte Değerlendirilebilir mi?

Evet. Hatta bazı dosyalarda dijital delillerin gerçek anlamı ancak birlikte değerlendirme yapıldığında ortaya çıkabilir.

Örneğin dosyada;

WhatsApp mesajı → belirli bir kişiyle iletişim

HTS kaydı → aynı tarihte telefon irtibatı

Baz istasyonu → telefonun belirli bir bölgedeki şebeke bağlantısı

şeklinde bir veri zinciri bulunabilir.

Ancak bu üç verinin bir araya gelmesi de otomatik olarak uyuşturucu suçunun işlendiğini kanıtlamaz.

Her bir verinin neyi gösterdiği ayrı ayrı belirlenmeli ve ardından bütün delillerin suçun unsurlarıyla bağlantısı kurulmalıdır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarihli, 2024/706 E., 2024/4325 K. sayılı kararı bu açıdan uyuşturucu dosyasına ilişkin gerçek bir örnektir. Dosyada uyuşturucu maddeler, HTS kayıtları ve dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler kapsamında WhatsApp mesaj içerikleri de değerlendirilmiştir.

Ancak bu kararın hukuki sonucunun "WhatsApp mesajı uyuşturucu ticaretini tek başına kanıtlar" şeklinde okunması doğru değildir. Kararın esas hukuki sonucu farklı bir mesele, yani zincirleme suç değerlendirmesiyle ilgilidir.

Bu nedenle karar, dijital verilerin uyuşturucu dosyalarında diğer maddi delillerle birlikte dosyada yer alabildiğini gösteren bir örnek olarak kullanılmalıdır.

Dijital Delilin Aidiyeti Nasıl Araştırılmalıdır?

Dijital deliller bakımından en önemli sorunlardan biri aidiyettir.

Bir mesajın belirli bir telefonda bulunması, her durumda mesajı sanığın gönderdiğini kesin olarak göstermez.

Örneğin;

  • Telefon Birden Fazla Kişinin Kullanımında Olabilir.
  • GSM Hattı Başka Bir Kişinin Fiilî Kullanımında Olabilir.
  • WhatsApp Hesabına Başka Bir Cihazdan Erişim Sağlanmış Olabilir.
  • Telefon Kısa Süreliğine Başka Bir Kişinin Elinde Bulunmuş Olabilir.
  • Mesajların Gönderilme Zamanı İle Telefonun Kullanımına İlişkin Diğer Veriler Arasında Uyuşmazlık Bulunabilir.

Bu nedenle özellikle sanığın dijital delilin kendisine ait olmadığı yönündeki savunması teknik olarak mümkünse, savunmanın soyut biçimde reddedilmesi yerine dosyanın özelliklerine göre gerekli araştırmaların yapılması gerekir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2025 tarihli WhatsApp Web kararındaki yaklaşım da bu açıdan önemlidir. Daire, mesajların kim tarafından gönderildiğinin belirlenebilmesi için teknik verilerin araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Dijital Delillerin Bütünlüğü Neden Önemlidir?

Dijital veriler bakımından bir diğer önemli mesele verinin bütünlüğüdür.

Bir yazışmanın yalnızca belirli bir bölümünün dosyaya sunulması, mesajların bağlamından koparılması veya verinin hangi cihazdan elde edildiğinin belirsiz olması, delilin değerlendirilmesini etkileyebilir.

Bu nedenle gerektiğinde;

  • Dijital Verinin Orijinal Kaynağı
  • Kopyalama Yöntemi
  • İnceleme İşlemi
  • Bilirkişi Raporu
  • Cihaz Bilgileri
  • Mesajların Tarih Ve Saatleri
  • Verinin Diğer Teknik Kayıtlarla Uyumu

incelenmelidir.

Buradaki amaç, dijital delilin mutlaka geçersiz olduğunu ileri sürmek değil; mahkemenin hükme esas aldığı verinin güvenilir ve denetlenebilir olup olmadığını ortaya koymaktır.

Dijital Deliller Bakımından Mahkemenin Gerekçesi Neden Önemlidir?

Ceza mahkemesi, dijital delilleri yalnızca dosyada bulunduğu için kabul etmekle yetinmemelidir.

CMK'nın 230. maddesi, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesini öngörmektedir. Ayrıca hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir.

Bu nedenle bir uyuşturucu davasında hüküm;

"WhatsApp yazışmaları ve HTS kayıtları dikkate alınarak sanığın suçu işlediği kanaatine varılmıştır."

şeklindeki genel bir ifadeyle sınırlı kalıyorsa, somut dosyada hangi mesajın neyi ispatladığı, HTS kaydının hangi maddi vakıayla bağlantılı olduğu ve sanıkla ilişkinin nasıl kurulduğu ayrıca incelenmelidir.

Özellikle savunma tarafından somut teknik itirazlar ileri sürülmüşse, bu itirazların gerekçeli kararda karşılanması önem taşır.

Adana Emniyet Müdürlüğü Tarafından Elde Edilen Dijital Veriler Nasıl Değerlendirilir?

Uyuşturucu soruşturmalarında kolluk tarafından gerçekleştirilen işlemlerin hukuki niteliği somut olayın koşullarına göre değişebilir.

Adana Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki ilgili birimlerin uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında operasyon ve adli işlem süreçlerinde görev yaptığı resmi kaynaklarda görülmektedir.

Ancak kolluk tarafından elde edilen her dijital verinin mahkûmiyet bakımından otomatik olarak yeterli kabul edilmesi mümkün değildir.

Özellikle;

  • Telefonun Nasıl Ele Geçirildiği
  • Arama Ve Elkoyma İşleminin Dayanağı
  • Dijital İncelemenin Nasıl Yapıldığı
  • İncelemenin Kapsamı
  • Verinin Kaynağı
  • Verinin Bütünlüğü
  • Sanıkla İlişkilendirme Yöntemi

incelenmelidir.

Bu nedenle bir soruşturma dosyasındaki dijital delilin hukuki değeri, yalnızca veriyi hazırlayan birimin kim olduğuna göre değil, işlemin hukuki ve teknik koşullarına göre belirlenmelidir.

Adana Ceza Avukatı Dijital Delilleri İncelerken Nelere Dikkat Etmelidir?

Gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşaması olsun bir Adana ceza avukatı, uyuşturucu dosyasında dijital delillere ilişkin savunma hazırlarken yalnızca mesajların içeriğine odaklanmamalıdır.

Özellikle dosyanın niteliğine göre Adana Asliye Ceza Mahkemesi ve ya Adana Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dosyalarda bir ceza avukatı;

  • Telefonun Ele Geçirilme Şartları İncelenmelidir.
  • Arama Ve Elkoyma İşlemleri Kontrol Edilmelidir.
  • Dijital İncelemenin Hukuki Dayanağı Araştırılmalıdır.
  • WhatsApp Mesajlarının Aidiyeti İncelenmelidir.
  • WhatsApp Web Veya Başka Cihazdan Erişim İhtimali Değerlendirilmelidir.
  • HTS Kayıtlarının Ne Gösterdiği Belirlenmelidir.
  • Baz İstasyonu Verilerinin Kapsamı İncelenmelidir.
  • IMEI Ve GSM Hattı Eşleştirmesi Kontrol Edilmelidir.
  • Farklı Hatların Baz Bilgilerinin Karşılaştırılması Gerekiyorsa Talep Edilmelidir.
  • Dijital Veriler Diğer Maddi Delillerle Birlikte Değerlendirilmelidir.
  • Savunmanın Teknik İtirazlarının Mahkeme Kararında Karşılanıp Karşılanmadığı İncelenmelidir.

Buradaki amaç dijital delili sırf sanık aleyhine olduğu için geçersiz saydırmak değildir.

Amaç, delilin gerçekten neyi ispatladığını ve hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediğini ortaya koymaktır.

Adana’da Uyuşturucu Davasında Dijital Delillere Nasıl İtiraz Edilir?

Adana'da yürütülen bir uyuşturucu soruşturması veya kovuşturmasında dijital delillere yönelik inceleme, dosyanın içeriğine göre farklılaşır.

Örneğin savunmanın şu sorular üzerinde durması gerekebilir:

  • Telefon Hangi Hukuki İşlemle Ele Geçirilmiştir?
  • Telefon Üzerinde Hangi İnceleme Yapılmıştır?
  • İncelemenin Hukuki Dayanağı Nedir?
  • WhatsApp Mesajlarının Kaynağı Nedir?
  • Mesajların Sanık Tarafından Gönderildiği Nasıl Belirlenmiştir?
  • HTS Kayıtları Tam mıdır?
  • Baz İstasyonu Bilgileri Karşılaştırılmış mıdır?
  • IMEI Ve GSM Hattı Eşleştirmesi Yapılmış mıdır?
  • Dijital Veriler Diğer Delillerle Uyumlu mudur?
  • Savunmanın Teknik İtirazları Gerekçeli Kararda Karşılanmış mıdır?

Bu soruların tamamının her dosyada aynı şekilde cevaplanması gerekmez. Savunmanın yöntemi, dosyadaki dijital delilin niteliğine göre belirlenmelidir.

Dijital Deliller Bakımından Bir Hak Düşürücü Süre Var mı?

WhatsApp mesajına, HTS kaydına veya baz istasyonu verisine itiraz etmek için bütün ceza davalarında geçerli tek ve bağımsız bir "hak düşürücü süre" bulunmamaktadır.

Dijital delilin hukuka uygunluğu, elde edilme biçimi, aidiyeti ve ispat gücü; soruşturma ve kovuşturmanın ilgili aşamalarında somut dosyanın usul durumuna göre ileri sürülebilir ve mahkeme tarafından değerlendirilir.

Bununla birlikte ceza muhakemesinde itiraz, istinaf ve temyiz gibi kanun yollarının kendilerine özgü süreleri bulunmaktadır. Bu süreler, dijital delilin niteliğinden bağımsız olarak ilgili usul işleminin ve kararın türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla "dijital delile itiraz süresi geçti" şeklinde genel bir sonuç vermek hukuken doğru değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

WhatsApp yazışmaları Adana’daki uyuşturucu davasında delil olur mu?

Hukuka uygun şekilde elde edilen ve sanıkla aidiyeti güvenilir biçimde ortaya konulan WhatsApp yazışmaları delil olarak değerlendirilebilir. Ancak tek başına bir WhatsApp mesajının bulunması, her uyuşturucu dosyasında mahkûmiyet için yeterli değildir.

HTS kayıtları uyuşturucu ticaretini kanıtlar mı?

HTS kayıtları telefon hatları arasındaki iletişimi ve çeşitli teknik bilgileri gösterebilir. Ancak görüşmenin içeriğini kendiliğinden göstermez. Bu nedenle HTS kayıtları diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Baz istasyonu kişinin kesin olarak bulunduğu yeri gösterir mi?

Hayır. Baz istasyonu verisi telefonun belirli bir hücresel kapsama alanından hizmet aldığını gösterebilir. Ancak her durumda kişinin kesin GPS konumunu gösterdiği söylenemez.

Başkasının telefonunda bulunan WhatsApp mesajları sanık aleyhine kullanılabilir mi?

Somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir. Telefonun nasıl ele geçirildiği, mesajlara nasıl ulaşıldığı, mesajların kime ait olduğu ve delilin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği araştırılmalıdır.

Adana Ağır Ceza Mahkemesinde görülen uyuşturucu davasında telefon kayıtlarına itiraz edilebilir mi?

Somut dosyanın usulî durumuna göre dijital delillerin hukuka uygunluğu, aidiyeti, teknik güvenilirliği ve ispat gücü tartışılabilir. Ancak hangi itirazın hangi aşamada ileri sürüleceği dosyanın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Adana’da Uyuşturucu Davalarında Dijital Delil Tek Başına Yeterli midir?

Adana’da uyuşturucu suçları nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları, IMEI bilgileri ve baz istasyonu verileri önemli teknik deliller arasında bulunabilir.

Ancak dijital delilin dosyada bulunması ile suçun işlendiğinin hukuken ispatlanması aynı şey değildir.

Bir WhatsApp mesajı bakımından mesajın kime ait olduğu ve nasıl elde edildiği; HTS bakımından iletişim kaydının neyi gösterdiği; baz istasyonu bakımından ise teknik kapsama alanının ne anlama geldiği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma aşamasında elde edilen dijital verilerin hukuka uygunluğu ve teknik niteliği, kovuşturma aşamasında ayrıca tartışılabilir.

Adana Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen kolluk işlemleri bakımından da dijital materyalin elde edilme ve incelenme yöntemi somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.

Dosyanın yargılama aşamasında ise görevli mahkeme somut suç isnadına göre belirlenir. Adana Adliyesi bünyesinde hem Adana Asliye Ceza Mahkemesi hem de Adana Ağır Ceza Mahkemesi bulunmaktadır; ancak her uyuşturucu dosyasının aynı mahkemenin görev alanına girdiği söylenemez.

Bu nedenle dijital deliller bakımından sağlıklı bir savunma;

Hukuka Uygunluk + Aidiyet + Teknik Güvenilirlik + Delil Bütünlüğü + Diğer Delillerle Uyum + Suçun Unsurlarıyla Bağlantı

üzerinden kurulmalıdır.

Yargıtay uygulaması, dijital verilerin yalnızca dosyada bulunmasıyla yetinilmeyip nasıl elde edildiğinin ve neyi ispat ettiğinin araştırılması gerektiğini göstermektedir.

Bu nedenle Adana’da uyuşturucu soruşturması veya uyuşturucu davasında telefon, WhatsApp, HTS ya da baz istasyonu kaydı bulunması, tek başına dosyanın sonucu hakkında kesin bir hüküm kurulmasını sağlamaz. Dijital delilin hukuki değeri, elde edilme yöntemi ve diğer delillerle birlikte somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

[1] Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 27.05.2021T. 2018/218 E. , 2021/225 K. KARAR

[2] Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 24.09.2020T, 2020/5904 E. , 2020/4299K KARAR

[3] Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 15.05.2024 T, 2023/15758 E. , 2024/18787 K. Sayılı sanık telefonunun incelenmesine rıza göstermiş olsa dahi usulüne uygun bir karar alınmadan tespit dilen Whatsapp yazışmaları hukuk uygun delil değildir. KARAR

[4] Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 07.04.2022 T, 2021/20045 E. , 2022/4522 K KARAR