Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları, Türk ceza hukukunda kamu sağlığını doğrudan ilgilendiren suçlar arasında yer almaktadır. Kanun koyucu yalnızca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal eden, satan ya da kullanan kişileri değil, bu maddelerin kullanılmasını kolaylaştıran davranışları da bağımsız bir suç olarak düzenlemiştir. Böylece uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasının önüne geçilmesi, özellikle gençlerin korunması ve toplum sağlığının güvence altına alınması amaçlanmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinde düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, uygulamada sıklıkla uyuşturucu madde ticareti suçu ile karıştırılmaktadır. Oysa her iki suç farklı hukuki düzenlemelere tabi olup, suçun oluşumu bakımından aranan unsurlar da birbirinden farklıdır. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında fiilin hangi suç tipini oluşturduğunun doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Özellikle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda, fiilin Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesi kapsamında mı yoksa 188. maddesi kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği dosyadaki deliller çerçevesinde incelenmektedir. Bu nedenle şüpheli veya sanık konumunda bulunan kişilerin hak kaybı yaşamaması açısından sürecin dikkatle takip edilmesi önem taşımaktadır. Bu noktada Adana ceza avukatı desteği alınması, soruşturma ve kovuşturma sürecinin hukuka uygun şekilde yürütülmesi bakımından önem arz edebilir.

Suçun Hukuki Dayanağı

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinde düzenlenmiştir.

Kanunun ilgili maddesi özetle üç farklı davranışı suç olarak kabul etmektedir:

  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel yer, donanım veya malzeme sağlamak,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilerin yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler almak,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin nasıl kullanılacağı konusunda başkalarına bilgi vermek.

Bunun yanında aynı maddede uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren yayın ve faaliyetler de ayrıca yaptırıma bağlanmıştır.

Kanunun Koruduğu Hukuki Değer

Bu suç, Türk Ceza Kanunu'nun Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Kanun koyucu burada bireysel bir menfaati değil, toplumun tamamını ilgilendiren kamu sağlığını korumayı amaçlamaktadır.

Uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması;

  • toplum sağlığını,
  • aile düzenini,
  • çocukların ve gençlerin gelişimini,
  • sosyal güvenliği,
  • kamu düzenini

olumsuz etkileyebileceğinden, kullanılmasını kolaylaştıran davranışlar da bağımsız bir suç olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle suçun mağduru belirli bir kişi değil, geniş anlamda toplumdur.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Unsurları

Her suçta olduğu gibi TCK'nın 190. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için de kanunda belirtilen unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Bir davranışın yalnızca uyuşturucu madde ile bağlantılı olması tek başına bu suçun oluştuğu anlamına gelmez. Somut olayın özellikleri, failin kastı ve gerçekleştirilen hareket birlikte değerlendirilmelidir.

Suçun Faili

Bu suç bakımından kanun herhangi bir özel fail öngörmemiştir.

Dolayısıyla;

  • ev sahibi,
  • iş yeri sahibi,
  • işletmeci,
  • organizasyon düzenleyen kişi,
  • arkadaş,
  • üçüncü kişi,

kanunda belirtilen seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmesi hâlinde suçun faili olabilir.

Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinde bazı meslek grupları bakımından cezanın artırılmasını öngören özel bir düzenleme bulunmaktadır. Sağlık hizmeti sunan veya ecza alanında faaliyet gösteren bazı kişilerin bu suçu işlemesi hâlinde verilecek ceza artırılmaktadır.

Suçun Mağduru

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda belirli bir gerçek kişi mağdur olarak kabul edilmez.

Kanunun koruduğu hukuki değer kamu sağlığı olduğundan, suçtan zarar gören esasen toplumdur.

Bununla birlikte somut olayda uyuşturucu kullanan kişinin bulunması mümkündür. Ancak bu kişi, her durumda ceza hukuku anlamında mağdur sıfatını taşımaz.

Maddi Unsur

Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesi seçimlik hareketli bir suç düzenlemesidir.

Kanunda belirtilen hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi hâlinde suç oluşabilir.

1-Özel Yer Sağlamak

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel bir yer tahsis edilmesi suçun seçimlik hareketlerinden biridir.

Burada önemli olan husus, yerin yalnızca kullanılabilir olması değil, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma amacıyla tahsis edilmiş olmasıdır.[1]

Örneğin bir konutun, depo niteliğindeki bir yerin veya kapalı bir alanın bu amaç doğrultusunda kullanıma sunulması, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Her yer tahsisi otomatik olarak suç oluşturmaz. Failin amacı, olayın gelişimi ve mevcut deliller birlikte incelenmelidir.

2- Donanım ve ya Malzeme Sağlamak

Kanunda suç olarak düzenlenen ikinci seçimlik hareket, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştıracak donanım veya malzeme sağlamaktır.

Burada önemli olan nokta, sağlanan malzemenin gerçekten uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya yönelik olmasıdır.

Her eşya veya araç bu kapsamda değerlendirilemez. Somut olayın özellikleri ve kullanım amacı belirleyici olacaktır.

3- Yakalamayı Zorlaştıracak Önlem Almak

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilerin kolluk tarafından yakalanmasını güçleştirecek tedbirlerin alınması da kanunda bağımsız seçimlik hareket olarak düzenlenmiştir.

Örneğin;

  • gözcülük yapılması,
  • kolluğun gelişinin haber verilmesi,
  • giriş ve çıkışların kontrol altında tutulması,

gibi davranışlar, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Ancak her olay kendi delil durumu içerisinde incelenmeli; yalnızca varsayıma dayalı değerlendirmeler yapılmamalıdır.

4-Kullanma Yöntemleri Hakkında Bilgi Vermek

Kanun koyucu, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin nasıl kullanılacağı konusunda bilgi verilmesini de suç olarak kabul etmiştir.

Burada verilen bilginin gerçekten uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya elverişli olması gerekir.

Bilimsel açıklamalar, akademik çalışmalar veya hukuki değerlendirmeler ise somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Manevi Unsur

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu ancak kasten işlenebilir. TCK m.190/1’de düzenlenmiş bulunan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak suçu bakımından ise failde özel kastın varlığı aranır.[2]

Failin yaptığı davranışın uyuşturucu kullanımını kolaylaştıracağını bilmesi ve bunu isteyerek hareket etmesi gerekir.

Kanunda bu suçun taksirle işlenebileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle ihmal veya dikkatsizlik sonucu gerçekleşen davranışlar, her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmekle birlikte, TCK m.190 kapsamında doğrudan suç oluşturduğu söylenemez.

Uygulamada Değerlendirme

Uygulamada en fazla karşılaşılan hukuki tartışmalardan biri, fiilin uyuşturucu madde ticareti kapsamında mı yoksa uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu kapsamında mı değerlendirileceğidir.

Bu ayrım, verilecek cezanın belirlenmesi bakımından son derece önemlidir.

Özellikle Adana Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen uyuşturucu suçlarına ilişkin davalarda mahkeme, dosyada bulunan iletişim kayıtları, tanık beyanları, kamera görüntüleri, fiziki takip tutanakları, arama ve elkoyma işlemleri ile diğer tüm delilleri birlikte değerlendirerek fiilin hukuki niteliğini belirlemektedir.

Bu nedenle soruşturmanın başlangıcından itibaren dosyanın dikkatle incelenmesi ve hukuki sürecin usule uygun yürütülmesi önem taşımaktadır. Özellikle Adana uyuşturucu avukatı veya Adana ağır ceza avukatı tarafından dosyanın değerlendirilmesi, delillerin hukuka uygunluğu ve suç vasfının doğru belirlenmesi açısından önemli katkı sağlayabilir.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Cezası

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 190. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Kanun koyucu, bu suçun kamu sağlığını tehdit eden sonuçlar doğurabileceğini kabul ettiğinden, hapis cezasının yanı sıra adli para cezası da öngörmüştür.

Ancak her olayda aynı cezanın uygulanacağı düşünülmemelidir. Ceza belirlenirken mahkeme; fiilin işleniş biçimini, failin kastını, suçun işlenmesindeki özellikleri ve Türk Ceza Kanunu'nun cezanın belirlenmesine ilişkin genel hükümlerini birlikte değerlendirir.

Özellikle Adana Ağır Ceza Mahkemesi önüne gelen dosyalarda, eylemin gerçekten TCK m.190 kapsamında kalıp kalmadığı, yoksa daha ağır yaptırım öngören başka bir suç tipini oluşturup oluşturmadığı öncelikle incelenmektedir.

TCK m.190, seçimlik hareketli suçlardan biridir. Bunun anlamı, kanunda sayılan hareketlerden yalnızca birinin gerçekleştirilmesi hâlinde dahi suçun oluşabilmesidir.

Birden fazla seçimlik hareket aynı olay içerisinde gerçekleştirilmiş olsa bile her zaman ayrı ayrı suç oluşmaz. Somut olayın özellikleri dikkate alınarak tek suç kapsamında değerlendirme yapılması mümkündür.

Bu yönüyle TCK m.190, hareket sayısından ziyade hukuki yararın ihlaline odaklanan bir suç tipidir.

Suçun Oluşabilmesi İçin Uyuşturucu Maddenin Kullanılması Şart mıdır?

Uygulamada en sık sorulan konulardan biri de budur.

Kanunda yer alan suç tipi incelendiğinde, cezalandırılan davranış doğrudan "kullanmayı kolaylaştıran harekettir.

Bu nedenle her olayda uyuşturucu maddenin fiilen kullanıldığının ispatı tek başına belirleyici unsur değildir. Önemli olan, gerçekleştirilen hareketin kanunda tanımlanan seçimlik hareketlerden birini oluşturup oluşturmadığının ve suçun diğer unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesidir.

Bu değerlendirme soruşturma dosyasındaki tüm deliller dikkate alınarak yapılır.

Deliller Nasıl Değerlendirilir?

Ceza muhakemesinde temel ilke, hükmün hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmasıdır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda da mahkeme, yalnızca tek bir delile dayanarak karar vermez. Deliller bir bütün hâlinde değerlendirilir.

Dosyada yer alabilecek deliller arasında şunlar bulunabilir:

  • arama ve elkoyma tutanakları,
  • olay yeri inceleme raporları,
  • kamera kayıtları,
  • dijital materyaller,
  • tanık anlatımları,
  • şüpheli veya sanığın savunmaları,
  • bilirkişi raporları,
  • iletişimin tespiti sonucunda elde edilen ve hukuka uygun şekilde dosyaya giren kayıtlar.

Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesi hâlinde[1] , bunların ceza yargılamasında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ise Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca incelenir.

Suçun Soruşturulması

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulan suçlar arasında yer alır.

Dolayısıyla şikâyet olmasa dahi suç şüphesinin öğrenilmesi üzerine soruşturma başlatılması mümkündür.

Soruşturma sırasında;

  • ifade alma,
  • arama,
  • elkoyma,
  • dijital materyallerin incelenmesi,
  • bilirkişi incelemesi,
  • tanık dinlenmesi

gibi koruma tedbirleri ve soruşturma işlemleri, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde uygulanabilir.

Özellikle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda, her işlemin usule uygun gerçekleştirilmesi ileride yapılacak yargılamanın sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşır.

Kovuşturma Süreci

Cumhuriyet savcısının yeterli şüpheye ulaşması hâlinde iddianame düzenlenebilir.

İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşaması başlar.

Bu aşamada;

  • sanığın savunması alınır,
  • deliller tartışılır,
  • tanıklar dinlenebilir,
  • bilirkişi raporları değerlendirilebilir,
  • tarafların beyanları alınır.

Mahkeme, dosyada bulunan bütün delilleri birlikte değerlendirerek hüküm kurar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda görevli mahkeme, suçun niteliği ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenir.

Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Dava zamanaşımı 15 yıldır.

Yetki konusunda genel kural, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır.

Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenen özel yetki hükümlerinin uygulanmasını gerektiren durumlar bulunabilir.

Adana'da Uyuşturucu Suçlarına İlişkin Yargılama Süreci

Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, Türkiye'nin her ilinde olduğu gibi Adana'da da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ve görevli ceza mahkemeleri tarafından yürütülmektedir.

Özellikle delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği, suç vasfının doğru belirlenmesi ve sanığın savunma haklarının eksiksiz kullanılabilmesi bakımından dosyanın ayrıntılı şekilde incelenmesi önem taşır.

Bu nedenle Adana ceza avukatı, Adana ağır ceza avukatı , Adana asliye ceza avukatı ve ya Adana uyuşturucu avukatı desteği talep eden kişilerin, dosyanın içeriğine göre hukuki değerlendirme yaptırmaları yargılama sürecinin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayabilir.

Uyuşturucu Ticareti ile Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu Arasındaki Fark

Ceza yargılamasında en çok tartışılan konulardan biri, TCK m.190 kapsamında değerlendirilebilecek bir fiilin aslında TCK m.188 uyuşturucu madde imal ve ticareti suçunu oluşturup oluşturmadığıdır.

Bu ayrım yalnızca teorik bir mesele değildir; doğrudan verilecek cezanın ağırlığını etkiler. Bu nedenle özellikle Adana Ağır Ceza Mahkemesi önünde görülen uyuşturucu dosyalarında, fiilin niteliği titizlikle değerlendirilir.

Uyuşturucu ticareti suçunda temel unsur, uyuşturucu maddenin satışa, devreye veya dolaşıma sokulmasıdır. Buna karşılık TCK m.190’da cezalandırılan davranış, uyuşturucu maddenin kendisi değil, kullanım sürecini kolaylaştıran destekleyici hareketlerdir.

Bu ayrım yapılırken özellikle şu kriterler dikkate alınır:

  • Uyuşturucu madde üzerinde tasarruf yetkisi bulunup bulunmadığı
  • Fiilin ekonomik amaç taşıyıp taşımadığı
  • Kullanıma mı yoksa satışa mı hizmet ettiği
  • Olayın bütününde örgütsel bir yapı bulunup bulunmadığı

Somut olayın özellikleri, bu ayrımı belirleyen en önemli unsurdur.

Soruşturma Aşamasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Soruşturma evresinde en kritik nokta, delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesidir.

Özellikle;

  • usulsüz arama işlemleri
  • hukuka aykırı dijital incelemeler
  • eksik veya çelişkili tutanaklar

ileride yargılamanın seyrini doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyalarda, her işlem Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine uygun şekilde yürütülmek zorundadır.

Şüpheli konumundaki kişiler açısından ise erken aşamada hukuki destek alınması, sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.

Adana’da Ceza Yargılaması Pratiği

Adana, büyükşehir yapısı ve yoğun adli dosya hacmi nedeniyle ceza yargılamalarının sık görüldüğü illerden biridir.

Uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyalar çoğunlukla Adana Ağır Ceza Mahkemeleri önüne gelmektedir.

Bu süreçte mahkeme;

  • kolluk tutanaklarını
  • teknik takip verilerini
  • tanık beyanlarını
  • dijital delilleri

birlikte değerlendirerek sonuca ulaşır.

Bu nedenle dosyanın sadece iddianame üzerinden değil, tüm delil yapısı üzerinden analiz edilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – TCK 190 Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu

1-Uyuşturucu ve Uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu nedir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, kişinin başkalarının uyuşturucu kullanmasını kolaylaştıran yer, malzeme, bilgi veya imkân sağlamasıyla oluşan suçtur (TCK m.190).

2- Uyuşturucu kullanmak ile bu suçu işlemek aynı şey midir?

Hayır. Kullanmak TCK m.191 kapsamında değerlendirilirken, kolaylaştırma suçu başkalarının kullanımına katkı sağlamayı ifade eder.

3- Evde uyuşturucu kullanımına izin vermek suç mu?

Eğer bilerek ve isteyerek uyuşturucu kullanımına uygun ortam sağlanıyorsa, TCK m.190 kapsamında suç oluşabilir.

4- Gözcülük yapmak bu suça girer mi?

Evet. Uyuşturucu kullanımı sırasında yakalanmayı engellemek amacıyla gözcülük yapmak suç kapsamında değerlendirilebilir.

5- Bu suçta şikâyet gerekir mi?

Hayır. Suç re ’sen soruşturulur.

6- Sosyal Medyada uyuşturucu kullanımını özendirmek suç mudur?

Evet, TCK m.190 kapsamında alenen özendirme suçu oluşabilir.

7- Arkadaş ortamında uyuşturucuya göz yummak suç sayılır mı?

Somut olayda aktif kolaylaştırma varsa suç oluşabilir.

8- Adana’da bu suç için avukat gerekli midir?

Ceza yargılaması ağır sonuçlar doğurabileceği için Adana ceza avukatı desteği önemlidir.

9- Bu suçta etkin pişmanlık hükümleri uygulanır mı?

Bu suç için etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimini düzenleyen herhangi bir hüküm yoktur. Bu nedenle, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.

[1] “Dosya kapsamına göre mahkeme sanıkların eylemlerinin kabulünü 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme faaliyetleri kapsamında elde edilmiş görüntülere dayandırmış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme kararının sınırlı sayıda gösterilmiş suç tipi bakımından verilebildiği, elde edilen delillerin ise sadece bu suçlar bakımından hükme esas alınabileceği gözetilmeden, CMK’nın 140. maddesi kapsamında sayılan suçlardan olmayan uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu yönünden elde edilen görüntülerin hükme esas alınması; “ Yargıtay 10. CD, 14.10.2020 T, 2016/E ., 2020/5536 K KARAR

[2] “Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar … ve …’ın, …’a ait evde iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, kolluk güçlerine yakalanmamak için kendilerinden kullanmak için uyuşturucu madde satın alan kişilerin, söz konusu evde uyuşturucu madde kullanmalarını sağladıkları; dolayısı ile sanıkların amacının uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak değil, kullanıcıların, kendilerinden temin ettikleri uyuşturucu maddelerle yakalanmalarını engellemek olduğu anlaşılmakla, somut olayda, TCK’nın 190/1. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarından olan, “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” özel saiki gerçekleşmediğinden ve suçun manevi unsuru oluşmadığından, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanık … müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA” Yargıtay 20. CD, 27.10.2016T-2053/5303, KARAR

[3] K′nın 190/1. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarından olan, ‘uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma’ özel kastı ile gerçekleşmediği, dolayısıyla suçun manevi unsuru oluşmadığından, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,” Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 27.05.2025 tarihli, 2020/17850 E. ve 2025/5987, KARAR