5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi, tehdit suçunu "Hürriyete Karşı Suçlar" bölümünde düzenler. Maddeye göre tehdit, bir kişiyi gelecekte gerçekleşecek bir kötülükle korkutmaktır; korunan değer ise kişinin iç huzuru ve karar verme özgürlüğüdür. Tehdidin sözle mi yazıyla mı yapıldığı suçun oluşumunu değiştirmez, ancak hangi menfaate yöneldiği cezayı doğrudan etkiler.

Adana Adliyesi'nde asliye ceza mahkemelerinin önüne sıkça gelen bu suç, uygulamada birbirine karıştırılan üç ayrı görünüme sahiptir. Aşağıda tehdit suçunun unsurlarını, 2026 yılı itibarıyla geçerli ceza miktarlarını, kadına karşı işlenmesinde uygulanan ağırlaştırmayı, nitelikli halleri ve çoğu kişinin yanlış bildiği şikâyet süresini somut mevzuat ve Yargıtay ölçütleriyle bulacaksınız.

Tehdit Suçu Nedir? Kanuni Dayanağı

Tehdit, gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte meydana geleceği bildirilen bir haksızlığın mağdura aktarılmasıdır. Burada anahtar kelime "gelecek" ve "failin iradesi"dir. Geçmişte olmuş bir olayı hatırlatmak ya da failin elinde olmayan bir felaketi dile getirmek tehdit sayılmaz.

Bu ayrım pratikte önemli sonuçlar doğurur. Örneğin bir kişiye "Allah belanı versin" demek beddua niteliğindedir; kötülüğün gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olmadığı için tehdit suçunu oluşturmaz. Buna karşılık "seni öldüreceğim" sözü, failin kendi eylemiyle gerçekleştirebileceği bir saldırıyı haber verdiğinden tehdit kapsamına girer.

Kanun, tehdidin yöneldiği değere göre iki temel görünüm belirler. İlki kişinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdittir. İkincisi, malvarlığına veya "sair bir kötülüğe" yönelik tehdittir. Bu iki görünümün hem cezası hem de soruşturma usulü farklıdır.

Tehdit Suçunun Unsurları

Bir sözün ya da davranışın tehdit sayılması için maddi ve manevi unsurların birlikte bulunması gerekir.

Maddi unsur açısından bildirilen kötülüğün objektif olarak ciddi korku yaratmaya elverişli olması aranır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre ölçüt, mağdurun gerçekte korkup korkmadığı değil; aynı koşullardaki makul bir insanın o sözden ciddi biçimde korkup korkmayacağıdır. Sözü duyan kişinin son derece pervasız olması ya da hiç etkilenmemesi suçun oluşumunu engellemez; tersine, son derece korkak biri olması da gerçekte elverişsiz bir sözü suça dönüştürmez.

Manevi unsur ise kasttır. Failin, sözünün muhatabında korku yaratacağını bilerek ve isteyerek hareket etmesi yeterlidir; ayrıca bir amaç (özel kast) aranmaz. Tehdidin ani bir öfkeyle söylenmiş olması kastı tek başına ortadan kaldırmaz. Yine de Yargıtay, sözün söylendiği bağlamı bütün olarak değerlendirir: karşılıklı atışma sırasında sarf edilen, gerçekleştirilme ciddiyeti taşımayan sözlerde suç kastının bulunmadığı sonucuna varılabilir.

Şarta bağlı sözlerde dikkatli olmak gerekir. "Bana borcunu ödemezsen hakkımda yasal yollara başvururum" demek, bir hakkın kullanılacağının bildirilmesidir ve tehdit değildir. Oysa "parayı vermezsen seni döverim" ifadesi, hukuka aykırı bir saldırıyı şarta bağladığından tehdit oluşturur.

Tehdit Suçunun Cezası (2026)

Cezanın belirlenmesinde tehdidin yöneldiği değer esastır. Kişinin hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehditte altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Malvarlığı itibarıyla büyük zarar verme ya da sair bir kötülük yapma tehdidinde ise altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülür.

2022 yılında yapılan bir değişiklik, kadına karşı işlenen tehdit bakımından özel bir alt sınır getirdi. Türkiye Barolar Birliği'nin 7406 sayılı Kanun'a ilişkin bilgi notunda belirtildiği üzere, 27 Mayıs 2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle TCK m.106/1'e eklenen cümle uyarınca, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Temel ceza aralığı korunur; ancak mahkeme dokuz ayın altına inemez.

Tehdit türüDayanakCezaTakip usulü
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditTCK m.106/1, 1. cümle6 aydan 2 yıla kadar hapisRe'sen
Aynı fiilin kadına karşı işlenmesiTCK m.106/1 (7406 s. Kanun eki)Alt sınır 9 aydan az olamazRe'sen
Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehditTCK m.106/1, 2. cümle6 aya kadar hapis veya adli para cezasıŞikâyete bağlı
Nitelikli tehditTCK m.106/22 yıldan 5 yıla kadar hapisRe'sen

Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçu da işlenmişse, fail ayrıca bu suçlardan dolayı da cezalandırılır (TCK m.106/3). Yani tehdit edip ardından darp eden kişi tek bir suçtan değil, hem tehditten hem kasten yaralamadan sorumlu olur.

Nitelikli Tehdit Halleri (TCK m.106/2)

Bazı işleniş biçimleri, tehdidin yarattığı korkuyu artırdığı için cezayı ağırlaştırır. Bu hallerde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse yükselir ve fiil re'sen soruşturulur. Nitelikli haller şunlardır: tehdidin silahla işlenmesi; failin kendisini tanınmayacak hale koyması, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi; var olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi.

Dijital ortam bu noktada özel önem taşır. Sosyal medyada sahte hesap üzerinden gönderilen tehdit mesajı, failin kimliğini gizlemesi nedeniyle nitelikli hale dönüşebilir. Mesajın WhatsApp, e-posta ya da kısa mesaj yoluyla iletilmiş olması suçun oluşumunu değiştirmez; içeriğin korku yaratmaya elverişli olması yeterlidir.

Şikâyet Süresi ve Dava Zamanaşımı

Uygulamada en çok hak kaybına yol açan konu burasıdır. Tehdit suçunun tamamının şikâyete bağlı olduğu yaygın bir yanılgıdır. Oysa yalnızca malvarlığına veya sair bir kötülüğe yönelik tehdit şikâyete bağlıdır. Bu durumda mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir (TCK m.73). Altı aylık süre kaçırılırsa soruşturma başlatılamaz.

Buna karşılık hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile nitelikli tehdit halleri re'sen soruşturulur. Bu fiillerde şikâyet bir dava şartı değildir; savcılık ihbar üzerine dahi soruşturma yürütebilir. Bu tür tehditler bakımından belirleyici olan, altı aylık şikâyet süresi değil, sekiz yıllık dava zamanaşımıdır.

Süre türüSüreDayanak
Şikâyet süresi (şikâyete bağlı tehdit)Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ayTCK m.73
Dava zamanaşımı8 yılTCK m.66/1-e
Zamanaşımının kesilmesiyle uzayabileceği azami süre12 yıla kadarTCK m.67

Soruşturma, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme

Tehdit suçunda yargılama görevi asliye ceza mahkemesine aittir. Yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12); bu nedenle Adana'da gerçekleşen bir tehdit fiili Adana Asliye Ceza Mahkemeleri'nde görülür. Soruşturma evresini ise yer itibarıyla yetkili Cumhuriyet başsavcılığı yürütür.

TCK m.106/1'de düzenlenen tehdit suçu uzlaştırma kapsamındadır. Bu nedenle dava açılmadan önce dosya uzlaştırmacıya gönderilir ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca tarafların anlaşma imkânı araştırılır. Taraflar uzlaşırsa kamu davası açılmaz; uzlaşma sağlanamazsa süreç olağan yargılamayla devam eder. Uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.

HAGB, Adli Para Cezası ve Erteleme

Tehdit suçunun temel hâlinde verilebilecek ceza miktarı, bazı ceza muhakemesi kurumlarının uygulanmasına imkân tanır. Hükmolunan ceza iki yıl veya altındaysa; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mağdurun zararının giderilmesi ve mahkemenin yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine varması koşullarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir. Kısa süreli hapis cezaları, somut olayın özelliğine göre adli para cezasına çevrilebilir veya ertelenebilir. Bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağı her dosyada ayrı değerlendirilir; otomatik bir sonuç değildir.

Tehdit, Hakaret ve Şantaj Suçu Arasındaki Fark

Bu üç suç sıklıkla iç içe geçer ama hukuki nitelikleri ayrıdır. Tehdit geleceğe yönelik bir zarar ihtimali içerir ve mağdurda korku yaratmayı amaçlar. Hakaret (TCK m.125) ise mevcut bir onur ve saygınlığa yöneliktir; geçmiş ya da şimdiki bir değer yargısını hedef alır. Şantaj (TCK m.107) tehditten, failin korkutma yoluyla haksız bir menfaat elde etmeyi amaçlamasıyla ayrılır. "Fotoğraflarını yayarım, bana para gönder" demek tehdit değil şantajdır; çünkü burada bir çıkar talebi vardır. Aynı eylemde hem hakaret hem tehdit bulunuyorsa, fiil her iki suçtan ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Şikâyetten vazgeçmenin her zaman davayı bitireceğini sanmak. Hayata yönelik tehdit re'sen takip edildiğinden, mağdur şikâyetinden vazgeçse bile yargılama sürer. Vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı tehditte sonuç doğurur.
  • Altı aylık şikâyet süresini ihmal etmek. Malvarlığına yönelik tehditte süre kaçırılırsa dava hakkı söner.
  • Her sert sözü tehdit saymak. Beddua, öfkeyle söylenmiş ölçüsüz sözler veya bir hakkın kullanılacağının bildirilmesi çoğu zaman tehdit unsurunu taşımaz.
  • Delil toplamayı geciktirmek. Mesaj, ses kaydı veya tanık beyanı gibi deliller zamanla kaybolur; özellikle dijital içeriklerin ekran görüntüsü ve meta verisiyle birlikte saklanması önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü tehdit suç mudur?

Evet. Tehdit söz, yazı veya hareketle işlenebilir. Belirleyici olan, ifadenin ortalama bir insanda ciddi korku yaratmaya objektif olarak elverişli olmasıdır.

Tehdit suçunun cezası ne kadardır?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte 6 aydan 2 yıla kadar hapis verilir; suç kadına karşı işlenirse alt sınır 9 aydan az olamaz. Malvarlığına yönelik tehditte 6 aya kadar hapis veya adli para cezası, nitelikli tehditte 2 yıldan 5 yıla kadar hapis öngörülür.

Tehdit suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit re'sen soruşturulur. Yalnızca malvarlığına ya da sair bir kötülüğe yönelik tehdit şikâyete bağlıdır; bu türde şikâyet süresi 6 aydır.

WhatsApp veya sosyal medya mesajıyla tehdit suç oluşturur mu?

Evet. Dijital ortamda iletilen tehdit içerikli mesajlar TCK m.106 kapsamındadır. Sahte hesap veya kimliğin gizlenmesi söz konusuysa nitelikli hal gündeme gelebilir.

Tehdit suçunda şikâyetten vazgeçilirse ne olur?

Şikâyete bağlı tehditte vazgeçme davayı düşürür. Re'sen takip edilen tehditte ise yargılama vazgeçmeye rağmen devam eder.

Sonuç

Tehdit suçunda sonucu belirleyen ilk soru, tehdidin neye yöneldiğidir. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit re'sen soruşturulur ve sekiz yıllık dava zamanaşımına tabidir; malvarlığına yönelik tehdit ise altı aylık şikâyet süresiyle sınırlıdır. Bu ayrımın yanlış kurulması, mağdur açısından hak kaybına, sanık açısından gereksiz bir mahkûmiyet riskine yol açar. Suçun kadına karşı işlenmesi, dijital araçların kullanılması veya nitelikli hallerin bulunması cezayı belirgin biçimde ağırlaştırır.


Kaynakça

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.106 (tehdit), m.66/1-e ve m.67 (dava zamanaşımı), m.73 (şikâyet) — Resmî Gazete: 12/10/2004-25611.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.12 (yetki), m.231 (HAGB), m.253 (uzlaştırma).
  • 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — Resmî Gazete: 27/5/2022-31848.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları — tehdit suçunda korunan hukuki değer ve objektif elverişlilik ölçütü.