Gizli soruşturmacı hangi şartlarda görevlendirilebilir? Gizli soruşturmacının elde ettiği deliller hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir? CMK kapsamında gizli soruşturmacının yetkileri ve görev sınırları nelerdir? Yargıtay, gizli soruşturmacı ile kışkırtıcı ajan arasındaki ayrımı nasıl yapmaktadır? Adana’da gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve hukuka aykırı deliller konusunda Adana Ceza Avukatı desteği ne zaman önem taşır?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, özellikle örgütlü suçların ve uyuşturucu madde ticareti gibi nitelikli suçların aydınlatılmasında kullanılan, kişinin özel hayatına ve ceza muhakemesindeki temel haklarına ciddi şekilde müdahale edebilen istisnai bir koruma tedbiridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 139. maddesi, gizli soruşturmacının hangi şartlarda görevlendirilebileceğini, yetkilerini ve elde edilen kişisel bilgilerin nasıl kullanılacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle Adana’da bir soruşturma kapsamında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gizli soruşturmacı görevlendirilmişse veya Adana Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki görevlilerin gizli soruşturmacı sıfatıyla delil topladığı ileri sürülüyorsa; görevlendirme kararının dayanağı, suçun katalog kapsamında bulunup bulunmadığı, kuvvetli şüphenin somut delillere dayanıp dayanmadığı ve elde edilen delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği ayrı ayrı incelenmelidir.
Gizli Soruşturmacı Nedir?
Gizli soruşturmacı, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde kamu görevlileri arasından görevlendirilen ve kimliğini gizleyerek suç ve failler hakkında araştırma yapan kişidir.
CMK m. 139 kapsamında soruşturmacının kimliği değiştirilebilir. Bu kimlikle hukuki işlemler yapılabilmesi ve gerekli belgelerin hazırlanması da mümkündür. Bununla birlikte gizli soruşturmacının yetkileri sınırsız değildir.
Soruşturmacı;
- Görevlendirildiği örgütün faaliyetleri hakkında araştırma yapabilir.
- Bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delil toplayabilir.
- Görevini yerine getirirken suç işleyemez.
- Elde ettiği kişisel bilgileri, görevlendirildiği soruşturma ve kovuşturmanın dışında Kullanamaz.
CMK m. 139 ayrıca soruşturmacının kimliğinin görevin sona ermesinden sonra da gizli tutulacağını düzenlemektedir.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesinin Şartları Nelerdir?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, genel bir soruşturma yöntemi değildir. CMK m. 139'da belirlenen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphe Bulunmalıdır
Soruşturma konusu suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması gerekir.
Dolayısıyla yalnızca soyut bir ihbar, genel nitelikte bir istihbarat bilgisi veya herhangi bir somut olguyla desteklenmeyen şüphe, tek başına CMK m. 139 kapsamında yeterli kabul edilmemelidir.
2. Başka Suretle Delil Elde Edilememelidir
İkinci temel şart, başka yöntemlerle delil elde edilmesinin mümkün olmamasıdır.
Bu koşul, gizli soruşturmacı tedbirinin istisnai ve son çare niteliğinde olduğunu gösterir. Soruşturma makamlarının daha hafif yöntemlerle ulaşabileceği bir delil için gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, tedbirin gerekliliği ve ölçülülüğü bakımından tartışma yaratabilir. [1]
3. Suç, CMK m. 139'da Sayılan Katalog Suçlardan Olmalıdır
CMK m. 139/7 uyarınca gizli soruşturmacı yalnızca kanunda sayılan suçlar bakımından kullanılabilir.
Güncel düzenlemede katalog kapsamında özellikle;
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma,
- Silahlı örgüt veya bu örgütlere silah sağlama,
- 6136 sayılı Kanun kapsamında silah kaçakçılığı,
- 2863 sayılı Kanun'un 68 ve 74. maddelerinde düzenlenen suçlar
yer almaktadır.
Burada özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti bakımından önemli bir güncel değişiklik bulunmaktadır. 6763 sayılı Kanun ile CMK m. 139/7-a-1 hükmü değiştirilmiş ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti bakımından suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesinin önü açılmıştır.
Gizli Soruşturmacıya Kim Karar Verir?
Güncel CMK m. 139/1 hükmüne göre gizli soruşturmacı görevlendirilmesine hâkim tarafından karar verilir.
Bu husus geçmişteki düzenlemelerle karıştırılmamalıdır. Özellikle eski dosyalarda, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hükmün ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Zira CMK m. 139'un karar merciine ilişkin hükümleri geçmiş yıllarda önemli değişikliklere uğramıştır.
Bu nedenle bir dosyada yalnızca "savcılık talimatı ile gizli soruşturmacı görevlendirildi" şeklindeki açıklama yeterli değildir. İşlemin gerçekleştirildiği tarih, kararın niteliği ve dayandığı kanun hükmü birlikte incelenmelidir.
Gizli Soruşturmacının Yetkileri Nelerdir?
Gizli soruşturmacının temel amacı, görevlendirildiği kapsam içerisinde bilgi ve delil toplamaktır.
Ancak soruşturmacının suç işleme yetkisi bulunmamaktadır. CMK m. 139/5 açık biçimde soruşturmacının görevini yerine getirirken suç işleyemeyeceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle gizli soruşturmacının eylemleri değerlendirilirken önemli bir ayrım yapılmalıdır:
Suçun mevcut icra hareketlerini pasif biçimde takip etmek başka, kişiyi daha önce vermediği bir suç işleme kararına yönlendirmek başkadır. [2]
Gizli Soruşturmacı ile Kışkırtıcı Ajan Arasındaki Fark
Yargıtay uygulamasında en önemli tartışmalardan biri, gizli soruşturmacının pasif delil toplama faaliyeti ile kişiyi suç işlemeye yönelten aktif davranış arasındaki ayrımdır.
Yargıtay’ın yakın tarihli kararlarında da bu ayrım açık biçimde görülmektedir. Bir olayda gizli soruşturmacıların yalnızca pasif biçimde suç teşkil eden eylemi gözlemlemekle kalmayıp, şüphelinin henüz suç işleme hazırlığında olmadığı bir aşamada uyuşturucu talep ederek onun iradesini etkilediği kabul edilmiş ve bu şekilde elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buna karşılık Yargıtay farklı bir bir kararında, gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili pasif davranışlarla izledikleri ve kişiyi daha önce işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etmedikleri olayda, faaliyetlerinin kışkırtıcı ajan niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenle somut olayda şu sorular özellikle önemlidir:
- Suç İşleme Kararı Şüphelide Daha Önceden Var Mıydı?
- Gizli Soruşturmacı Sadece Mevcut Suç Faaliyetini Mi Gözlemledi?
- Şüpheliden Kendiliğinden Gelen Bir Teklif Var Mıydı?
- Görevli, Şüpheliyi Suç İşlemeye Teşvik Etti Mi?
- Delilin Elde Edilmesi İçin Şüphelinin İradesine Aktif Müdahalede Bulunuldu Mu?
Gizli Soruşturmacının Teknik Araçlarla İzleme Yetkisi Var Mıdır?
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile teknik araçlarla izleme aynı koruma tedbiri değildir.
CMK m. 140, teknik araçlarla izlemeyi ayrıca düzenlemektedir. Bu nedenle yalnızca CMK m. 139 kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirilmiş olması, her durumda ayrıca teknik araçlarla izleme, ses veya görüntü kaydı yapılabileceği anlamına gelmez.
Yargıtay kararlarında da gizli soruşturmacı görevlendirme kararının bulunmasının, CMK m. 140 kapsamında ayrıca karar alınması gereken işlemleri kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmeyeceği kabul edilmektedir.
CMK m. 140 bakımından ayrıca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde edilememe ve kanundaki katalog suç şartları değerlendirilmelidir. Teknik araçlarla izleme kararı bakımından ayrıca kanunda özel süreler öngörülmüştür.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirmesinin Süresi Var Mıdır?
CMK m. 139'da, teknik araçlarla izleme tedbirindeki gibi açıkça belirlenmiş "üç hafta", "bir ay" veya benzeri bir azami süre düzenlenmemiştir.
Bu nedenle gizli soruşturmacı görevlendirmesi bakımından CMK m. 139'da ayrıca belirlenmiş sabit bir hak düşürücü süre bulunduğu söylenemez.
Ancak bu durum tedbirin sınırsız veya denetimsiz şekilde sürdürülebileceği anlamına gelmez. Tedbirin hukuki dayanağı, amacı, kapsamı ve gerekliliği somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Teknik araçlarla izleme bakımından ise farklı olarak CMK m. 140/3'te süre sınırları açıkça düzenlenmiştir. Gizli soruşturmacı ile teknik araçlarla izleme birlikte uygulanıyorsa, kanundaki özel süre düzenlemesinin ayrıca dikkate alınması gerekir.
Gizli Soruşturmacı Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
CMK m. 267 uyarınca hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yolu mümkündür.
CMK m. 268'de yapılan 7499 sayılı Kanun değişikliği sonrasında, genel kural olarak itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenlenmiştir. Bu değişiklik 1 Haziran 2024 itibarıyla uygulanmaktadır.
Ancak somut dosyada kararın tarihi, kararın niteliği ve uygulanacak geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuka Aykırı Gizli Soruşturmacı Faaliyetiyle Elde Edilen Deliller
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde kanuni şartların bulunmaması veya görevlinin yetkisinin dışına çıkması, elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle;
- Kanunda Katalog Suç Bulunmaması,
- Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphenin Bulunmaması,
- Başka Suretle Delil Elde Edilebilmesinin Mümkün Olması,
- Hâkim Kararının Bulunmaması,
- Teknik İzleme İçin Gerekli Ayrı Kararın Alınmaması,
- Gizli Soruşturmacının Şüpheliyi Suça Teşvik Etmesi,
- Görevlinin Suç İşlemesi
gibi hususlar hukuka uygunluk bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.
Yargıtay'ın özellikle uyuşturucu suçlarına ilişkin kararlarında, gizli soruşturmacının pasif gözlemci sınırını aşarak şüphelinin suç işleme iradesini etkilemesi hâlinde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı yönünde kararlar bulunmaktadır. [3]
Gizli Soruşturmacı ile Gizli Soruşturma Yapan Adli Kolluk Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu ayrım özellikle uyuşturucu soruşturmalarında önem taşımaktadır.
Yargıtay uygulamasında, CMK m. 139 şartlarının bulunmadığı durumlarda, Cumhuriyet savcısının soruşturma yetkileri çerçevesinde görev yapan adli kolluk görevlisinin alıcı veya müşteri rolünde hareket etmesi ile CMK m. 139 anlamında "gizli soruşturmacı" görevlendirilmesi birbirinden ayrılmaktadır.
Dolayısıyla bir kolluk görevlisinin kimliğini gizleyerek alıcı gibi davranması, tek başına onun CMK m. 139 kapsamında gizli soruşturmacı olduğu anlamına gelmez.
Somut olayda görevlendirmenin hukuki dayanağı, görevlinin sıfatı, savcılık talimatı ve yapılan işlemlerin niteliği birlikte incelenmelidir.
Adana'da Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmişse Nelere Bakılmalıdır?
Adana'da yürütülen bir ceza soruşturmasında gizli soruşturmacı kullanıldığı ileri sürülüyorsa, dosyanın yalnızca gizli soruşturmacı tutanağından ibaret şekilde değerlendirilmesi doğru değildir.
Bir Adana Ceza Avukatı tarafından özellikle şu hususların incelenmesi gerekir:
- Görevlendirme Kararının Tarihi Ve İçeriği.
- Kararın Hangi Hâkim Tarafından Verildiği.
- Suçun CMK m. 139 Kapsamındaki Katalogda Bulunup Bulunmadığı.
- Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphenin Neye Dayandığı.
- Başka Suretle Delil Elde Edilip Edilemeyeceği.
- Gizli Soruşturmacının Görevlendirme Sınırları.
- Alım veya Satım İşleminde Görevlinin Pasif Ya Da Aktif Rol Oynayıp Oynamadığı.
- Ses Ve Görüntü Kayıtlarının Hangi Karara Dayandığı.
- Gizli Soruşturmacının Tanık Olarak Dinlenme Usulü.
- Elde Edilen Delillerin Hukuka Uygunluğu.
Bu inceleme, özellikle uyuşturucu madde ticareti gibi suçlarda dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.
Yargıtay'ın Gizli Soruşturmacı Konusundaki Genel Yaklaşımı
Yargıtay kararlarında iki temel çizgi dikkat çekmektedir.
Birincisi, CMK m. 139'da öngörülen şartların somut olayda gerçekten bulunup bulunmadığının denetlenmesidir. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan katalog ve diğer şartlar ayrıca değerlendirilir. Eski tarihli olaylarda sonradan yapılan kanun değişikliklerinin geçmişe uygulanması mümkün olmadığından, suç tarihi kritik önem taşır.
İkincisi ise gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan hâline gelmemesidir. Görevlinin amacı mevcut suç faaliyetini ortaya çıkarmak olmalı; kişide bulunmayan bir suç işleme iradesini oluşturmamalıdır.[4]
Bu yaklaşım, ceza muhakemesinin hukuka uygun delil elde edilmesi ve adil yargılanma ilkeleriyle de bağlantılıdır. Anayasa Mahkemesinin ceza yargılamasına ilişkin çalışmasında da gizli soruşturmacı uygulaması AİHS m. 6 bağlamında ele alınmaktadır. [5]
Gizli Soruşturmacının Tanık Olarak Dinlenmesi
CMK m. 139/3, soruşturmacının kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmesinin zorunlu olması hâlinde özel bir usul öngörmektedir.
Soruşturmacı;
- Duruşmada Hazır Bulunma Hakkına Sahip Kişiler Olmadan,
- Ses Veya Görüntüsü Değiştirilerek,
- Özel Bir Ortamda
dinlenebilir.
Bu durumda 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesi kıyasen uygulanır.
Dolayısıyla gizli soruşturmacının kimliğinin korunması ile sanığın savunma hakkı arasında denge kurulması gerekir.
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Gündeme Gelebilir Mi?
CMK m. 141 ve devamında bazı hukuka aykırı veya kanuni şartları bulunmayan koruma tedbirleri nedeniyle Devletten tazminat talep edilebilmesine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Ancak gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu her olayda otomatik olarak CMK m. 141 kapsamında tazminat hakkı doğduğu söylenemez. Somut olayın hangi koruma tedbirine, hangi zarara ve hangi kanuni sebebe dayandığı ayrıca belirlenmelidir.
CMK m. 142'de tazminat istemi bakımından önemli süreler düzenlenmiştir. Genel kural olarak karar veya hükmün kesinleşmesinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde istemde bulunulması gerekir.
Bu süreler hak kaybı açısından kritik olduğundan, tazminat ihtimali bulunan dosyalarda ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gizli soruşturmacı kim tarafından görevlendirilir?
Güncel CMK m. 139/1 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesine hâkim karar verir. Eski tarihli dosyalarda ise olay ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan kanun hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Her suçta gizli soruşturmacı kullanılabilir mi?
Hayır. CMK m. 139/7'de katalog suçlar sınırlı olarak sayılmıştır. Örneğin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahlı örgüt ve bazı özel kanunlarda düzenlenen suçlar bakımından bu tedbir uygulanabilir.
Gizli soruşturmacı şüpheliyi suç işlemeye teşvik edebilir mi?
Hayır. Gizli soruşturmacının görevi mevcut suç faaliyetini araştırmak ve delil toplamaktır. Yargıtay, görevlinin şüphelinin daha önce bulunmayan suç işleme iradesini oluşturacak şekilde aktif davranması hâlinde elde edilen delillerin hukuka aykırı olabileceğini kabul etmektedir.
Gizli soruşturmacı görevlendirmesine itiraz edilebilir mi?
Hâkim kararlarına karşı CMK'nın itiraz hükümleri kapsamında kanun yoluna başvurulabilir. Güncel genel itiraz süresi, 1 Haziran 2024'ten itibaren kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Somut olayın tarihi ve uygulanacak geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Gizli soruşturmacının elde ettiği deliller her zaman geçerli midir?
Hayır. Delilin hukuka uygunluğu; görevlendirme şartları, katalog suç şartı, hâkim kararı, görevlendirmenin kapsamı ve soruşturmacının faaliyetinin sınırları dikkate alınarak değerlendirilir. Özellikle şüphelinin suça yönlendirilmesi veya gerekli ayrı teknik izleme kararının bulunmaması delilin hukuki durumunu etkileyebilir.
Sonuç olarak; Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, ceza soruşturmasında güçlü fakat istisnai bir delil elde etme yöntemidir. Tedbirin uygulanabilmesi için yalnızca bir suç şüphesinin bulunması yeterli değildir; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde edilememe ve katalog suç şartları başta olmak üzere CMK m. 139'da öngörülen koşulların somut olayda bulunması gerekir.
Özellikle Adana'daki uyuşturucu ve örgütlü suç soruşturmalarında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası ile Adana Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin gerçekleştirdiği işlemlerin hukuki dayanağı birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Bu tür dosyalarda bir Adana Ceza Avukatı tarafından yalnızca suç isnadının kendisi değil; gizli soruşturmacının nasıl görevlendirildiği, hangi yetkilerle hareket ettiği, şüpheliyi suça yönlendirip yönlendirmediği ve delillerin hangi yöntemlerle elde edildiği de ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
[1] Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 25.03.2025T, 2023/16840 E. , 2025/3578K. KARAR
[2] Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 25.04.2023T, 2023/4752 E. , 2023/3633K. KARAR
[3] Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 17.05.2023T, 2023/3866 E. , 2023/4504K. KARAR
[4] Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 19.12.2022T, 2021/17496 E. , 2022/13453K. KARAR
[5] Yargıtay 8.Ceza Dairesi, 07.05.2025T, 2024/19027 E. , 2025/3648K. Benzer Şekilde; Yargıtay 10.Ceza Dairesi, 16.03.2022T, 2020/14886 E. , 2022/3337K. KARAR