Türk Ceza Hukuku'nda tekerrür, failin suç işleme konusundaki ısrarını yansıtan ve bu nedenle daha ağır bir yaptırım rejimine tabi tutulmasını gerektiren bir kurumdur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde [1] düzenlenen tekerrür, öğretide ve uygulamada "birinci tekerrür" ve "ikinci tekerrür" ayrımıyla incelenmektedir. Özellikle ikinci tekerrür; infaz rejimi bakımından doğurduğu ağır sonuçlar ve koşullu salıverilme sistemine etkisi nedeniyle son derece kritik bir öneme sahiptir.

Ceza yargılamasının en az konuşulan ama hürriyeti en doğrudan etkileyen aşaması infaz aşamasıdır. Özellikle Adana gibi suç sirkülasyonunun ve infaz dosyası hacminin yüksek olduğu merkezlerde, hükümlülerin en çok hukuki yardım aradığı konuların başında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi [2], yani ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimi gelmektedir. Bu makalede teorik bilgilerden ziyade; tekerrürün ne olduğu, Adana İnfaz Hâkimlikleri ve İnfaz Savcılıkları nezdindeki güncel uygulama ve bu durumun denetimli serbestlik üzerindeki etkileri ele alınacaktır.

Kavramsal Çerçeve ve Yasal Dayanak

TCK m. 58 sistematiğinde tekerrür, önceki mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde gündeme gelir. Ancak kanun koyucu tekerrürü tek katmanlı bir kurum olarak değil; failin suç işleme eğiliminin sürekliliğine göre ağırlaşan bir yapı olarak düzenlemiştir. Bu bağlamda ikinci tekerrür, ilk tekerrür hükümlerinin uygulanmasından sonra failin yeniden suç işlemesi hâlinde ortaya çıkan özel ve daha ağır bir hukuki statüdür.

İkinci tekerrürün açık bir tanımı kanun metninde yapılmamış olmakla birlikte, TCK m. 58/6 hükmü ile dolaylı biçimde düzenlenmiştir. Buna göre, "tekerrür hükümleri uygulanan kişi hakkında bu hükümler tekrar uygulanırsa" ikinci tekerrür söz konusu olur. Bu düzenleme, failin artık "itiyadi suçluya yaklaşan" bir profil sergilediği varsayımına dayanır.

Tekerrür, hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunan kişinin tekrar suç işlemesini ifade eder. Ancak tekerrür her hâl ve şartta uygulanan bir müessese değildir; kanun koyucu uygulanmasını belirli şartlara bağlamıştır. Bu şartlar gerçekleşmedikçe tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün değildir. [3]

İkinci Tekerrürün Şartları

İkinci tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Fail hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmalı ve bu mahkûmiyet, sonraki suç bakımından tekerrüre esas alınmış olmalıdır. Yani ilk suç ile ikinci suç arasında tekerrür hükümleri zaten uygulanmış olmalıdır.
  • Önceki mahkûmiyetlerin kesinleşmiş olması zorunludur; kesinleşmeyen kararlar tekerrüre esas alınamaz.
  • TCK m. 58/2'de öngörülen süreler dolmamış olmalıdır: beş yıldan fazla hapis cezalarında infazdan itibaren 5 yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezalarında infazdan itibaren 3 yıl. Bu süreler geçtikten sonra işlenen suçlar tekerrüre esas alınmaz.

İkinci tekerrür, basitçe "iki kez suç işlemek" değildir. Teknik olarak ilk suçtan mahkûm olunacak, ikinci suçta tekerrür uygulanacak, üçüncü suç hâlinde ikinci tekerrür gündeme gelecektir. Dolayısıyla ikinci tekerrür, failin en az üç ayrı suç işlemiş olmasını gerektirir.

İkinci Tekerrürün Hukuki Sonuçları

İkinci tekerrürün en önemli sonucu infaz rejimi üzerinde ortaya çıkar. Bu sonuçlar, klasik ceza artırımından ziyade infaz hukukuna ilişkin ağırlaştırmalardır. Failin önceki mahkûmiyetine rağmen yeniden suç işlemesi hâlinde koşullu salıverilme rejimi ağırlaştırılır.

İkinci tekerrürün sonucu, çoğu zaman hatalı şekilde ifade edildiği gibi "cezanın tamamının ceza infaz kurumunda çektirilmesi" değildir. Böyle bir genel kural ne TCK m. 58'de ne de 5275 sayılı Kanun'da yer almaktadır. İkinci tekerrür hâlinde kişi, yeniden mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olur. Bu rejimin somut içeriği ise TCK'dan ziyade 5275 sayılı CGTİHK tarafından belirlenir.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi

Tekerrür (ve dolayısıyla ikinci tekerrür) hâlinde infaz rejimi bakımından temel sonuçlar şunlardır:

  • Koşullu salıverilme oranı, 5275 sayılı Kanun uyarınca mükerrirler hakkında genel rejime göre daha ağırdır (uygulamada kural olarak 3/4). Bu oran ikinci tekerrürde de aynen uygulanır; kanunda ikinci tekerrür için ayrıca "daha da ağır bir oran" öngörülmemiştir.
  • Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ile bağlantılı bir kurumdur. Mükerrirler bakımından uygulama alanı daha sınırlıdır, ancak kategorik olarak tamamen dışlanmış değildir. Bu nedenle "ikinci tekerrürde denetimli serbestlik uygulanamaz" şeklindeki genellemeler isabetli değildir.

Nihayetinde 5275 sayılı CGTİHK'nın 108. maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan cezalarda koşullu salıverilme için infaz kurumunda iyi hâlli geçirilmesi gereken süreler şöyle belirlenmiştir:

  • ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılı,
  • müebbet hapis cezasının otuz üç yılı,
  • birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz iki yılı,
  • süreli hapis cezasının üçte ikisi.

Burada önemle durulması gereken bir başka husus, koşullu salıverilme oranı dörtte üç olan suçlar bakımından bu oranın uygulanacağıdır. Ayrıca tekerrüre esas cezanın hapis cezası olması gerekir; adli para cezası hakkında tekerrür hükümleri uygulanamaz. [4]

Sonuç

TCK m. 58/6 kapsamında ikinci tekerrür, failin ceza adalet sistemiyle kurduğu ilişkinin sürekliliğine verilen sistematik bir yanıttır. Ancak bu yanıt, cezanın mutlaklaştırılması değil; infaz rejiminin rasyonel biçimde ağırlaştırılması şeklinde ortaya çıkar.

Dolayısıyla ikinci tekerrürü, kanunda yer almayan sonuçlarla genişletmek değil; normun sınırları içinde ve infaz hukuku ile birlikte okumak, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkelerinin bir gereğidir.


Kaynakça

[1] TCK m. 58 — Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular: (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır; bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. (3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur. (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. (6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir; ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. (8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. (9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

[2] 5275 sayılı CGTİHK m. 108 — Mükerrerlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri: (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılının, b) müebbet hapis cezasının otuz üç yılının, c) birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz iki yılının, d) süreli hapis cezasının üçte ikisinin infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz; ikinci defa tekerrür hâlinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır; ancak süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir. (4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. (Maddenin devamı; denetim süresinin uzatılması, disiplin hapsi ve belirli suçlara ilişkin tedavi/yükümlülükler bakımından 5275 sayılı Kanun m. 108/5-11 hükümlerini içerir.)

[3] Adalet Dergisi, ilgili makale.

[4] "Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tayin edilecek sonuç cezanın hapis cezası olması gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi..." Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 01.04.2015 T., 2014/36093 E., 2015/11511 K.